Akıl Hastalığı ve Cezai Ehliyet
Akıl Hastalığı veya Zayıflığının Ceza Ehliyetine Etkisi :
Akıl hastalığı, isnat yeteneğinin bulunması için gerekli niteliklerin eksikliğine sebebiyet vermektedir. Bu sebeple akıl hastalığı İsnat yeteneğini kaldırmakta veya azaltmaktadır. Türk Ceza Kanunu 32. madde akıl hastalığının cezai sorumluluğa etkisini düzenlemiştir. Bu maddeye göre ; (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. Şizofreni, Manik atak, Kleptomani (hırsızlık hastalığı), Mental retardasyon (zeka geriliği), Anti-sosyal kişilik bozukluluğu, Uyuşturucu madde bağımlılığı, Epilepsi (sara) hastalığı, Bipolar affektif (duygulanım) bozukluğu, Paranoya, Borderline kişilik bozukluğu, Obsesif Kompulsif kişilik bozukluğu gibi bazı hastalıklara cezai sorumluluk araştırılırken sıkça rastlanmaktadır. Failin akıl hastalığı veya zayıflığının olduğundan şüphelenildiği veya failin bunu ileri sürdüğü durumlarda failin herhangi bir akıl hastalığı veya zayıflığı olduğunu tespit edilirse, akıl hastalığı veya zayıflığının, sanığın işlediği fiille ilgili olarak “algılama” ve “irade yeteneği” üzerine etkisini de araştırmalıdır. Fakat burada önemli olan kriter,.akıl hastalığının, suçun işlendiği tarihte failin algılama ve davranışları yönlendirme yeteneği üzerindeki etkisidir. Akıl hastası olmasına rağmen, işlemiş olduğu suça ilişkin irade yeteneği üzerinde hastalığının etkisi olmayabilir. Örneğin, bipolar duygulanım bozukluğu olan kişinin suç tarihinde bu hastalığının etkisi altında olmadan suç işleme ihtimali vardır. Ya da kleptomani (hırsızlık hastalığı) hastalığı olan kişinin hırsızlık suçunda irade yeteneği olmayabilir, ancak insan yaralama suçuna dair irade yeteneği vardır. Akıl Hastalığının veya Zayıflığının Tespiti: Yargılamanın herhangi bir aşamasında sanığın, akıl hastalığı veya zayıflığına sahip olduğunu düşündürecek herhangi bir davranışının bulunması veya sanığın, yakınlarının, müdafiilik görevini üstlendiği avukatının bu iddiayı sunması halinde mahkeme tarafından derhal inceleme başlatılmalı ve durumu açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. Uygulamada akıl hastalığı veya zayıflığının ceza ehliyetine etkisi mahkemeler tarafından şu şekilde tespit edilmektedir:- Tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden alınan heyet raporu ceza ehliyetinin tespitinde bilimsel ölçüt olarak kabul edilmektedir. Örneğin , Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastenesi tam teşekküllü bir hastane olup cezai ehliyet konusunda tanzim ettiği raporlar Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.
- Adli Tıp Kurumu İhtisas Daireleri de cezai ehliyet konusunda rapor verme yetkisine sahiptir.
- Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden alınan heyet raporu ile adli tıp ihtisas dairesinin heyet raporu arasında çelişki ortaya çıkması halinde, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınmalıdır. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi – Karar: 2016/6469)
Akıl Hastalarına Özgü Güvenlik Tedbirleri :
TCK md. 57 ‘de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri hüküm altına alınmıştır. Buna göre; (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. (2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir. (3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir. (4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır. (5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır. (6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. (7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması şahsi ve fikri haklara aykırılık teşkil edeceğinden hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Bu makaleden kısa alıntı yapmak için makalenin aktif linki eklenerek alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir : -“Akıl Hastalığı ve Cezai Ehliyet” başlıklı makale yazarı Av.Pınar Şakrak tarafından pinarsakrak.av.tr adresinde yayınlanmıştır.-

Harika bi avukatsiniz herşey için çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim ????
Merhaba avukat hanım… Yeğenim defalarca Ufak tefek maddeler çalması ve evlerin bahçelerine girmesi nedeniyle defalarca bu suçlardan ceza aldı şuan cezaları istinaf mahkemesi durumunda bu yeğenimin hasta olduğunu her seferinde söyledik avukatlar da talepte bulundular lakin bu taleplere karşılık polisler eşliğinde ruh ve sinir hastahanesine götürüldü hem tutuklu iken hem tahliye olduktan sonra ama iki dakika süren birkaç genel sorular sorulup cezai ehliyeti vardır diye mahkemeye raporları geldi ve bir sonuç çıkmadı ve cezalar verildi… Cezalar istinafda bu aşamada ne yapılabilir lütfen yardımcı olacak bir öneriniz varsa yazarsanız sevinirim…
Çok güzel anlatmışsınız benim oğlumda bibolar duggulanma var bir çok dosyası var suç uyuşturucu bağımlısı ve suç işlerken kendi iradesiyle yspmyor yaptığı suçu düşünerek yapmyorum ve pişmanlık duyuyor uyuşturucu hastalığını tetikliyor ve suça karsyor ben bilyorim ve anlyorum onu ve şu an ceza evinde akabeti ne olacak bilmyorim ama hasta olduğun düşüncesiz hareket etigini pişman olduğun bilyorim ben ne yapmam lazım lütfen bana yardımcı olun ve işlediği suçları düşünmeden yapyor pismanlik duyuyor yapmış olyor